Skip to content

YGS, LYS, ÖSS, SBS, KPSS, ve ALES Bilgileri, Sınav Soruları ve Çözümleri, Sınavlara Hazırlık Deneme Testleri, Matematik ve Geometri Konuları, Zeka Soruları ve Oyunlar.

CeBiRsEl.com

Ayarlar
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
-> Anasayfa
Tercih Nasıl Yapılmalı? Yazdır E-posta
Üye Oylaması: / 144
Kötüİyi 
 Geçen yıl tüm adayların katılımıyla hazırlanan yüzdelik dilimler, bu yıl öğrencinin tercih ettiği puan türüne göre yapılacak. Öğrenciler ayrı puan türlerinde yarıştığı için geçen yıla oranla adayın yüzdelik dilimdeki yeri yükselecek. Uzmanlar bu durumun adayları yanıltabileceğini söylüyor...
Öğrenciler 24 Temmuz 9 Ağustos tarihleri arasında tercihlerini yapıp...

 

Öğrenciler 24 Temmuz 9 Ağustos tarihleri arasında tercihlerini yapıp ÖSYM'ye iletecekler. ÖSS'de yapılan değişiklikler nedeniyle gençlerin bu yıl tercih yaparken daha dikkatli olması gerekiyor.
Geçen yıl bütün puan türlerinde (sözel, eşit ağırlık, sayısal) ve tüm öğrencilerin katılılımıyla hazırlanan yüzdelik dilimlerde bu yıl farklılık var. Artık adayların sıralaması sadece yarıştıkları puan türüne göre belirlenecek. Sınav sonuç belgesindeki başarı sırası geçen yıla oranla artacak ve adayları yanıltabilecek. Uzmanlar bunun yanı sıra her yıl olduğu gibi puanların arz-talep dengesine göre değiştiğini ve tercihlerin mutlaka başarı sıralamasına göre yapılması gerektiğini söylüyor.

'Sıkıntılı olacak'
Berk Dershanesi rehber öğretmeni Selim Duran, yeni sistemde uygulanan sınavın neler değişitirebileceği hakkında şu bilgileri veriyor: "2006 sistemi tercihlerle ilgili önemli sıkıntılar getirecek. 2005 yılına kadar uygulanan sistemde tüm öğrenciler 90 sözel ve 90 sayısal alan sorusundan oluşan iki ortak testi cevaplayarak elde ettikleri üç puan türünden mezun oldukları lise alanına göre ağırlıklı ortaöğretim başarı puanı eklenerek tercih yapıyorlardı. Dolayısıyla ülke genelindeki yüzdelik dilim ve başarı sıralaması tüm puan türlerinde tüm adayların dahil olduğu bir sıralamadan oluşuyordu. Yeni sistemdeyse farklı puan türleri farklı testlerden elde edilen ham puanlarla oluşmakta. Dolayısıyla bu sistemde bir aday sadece kendi alanından tercih yapacak adaylarla yarışmaktadır. Sınav sonuç belgesinde bulunan başarı sırası bölümü, puan türüne göre sadece o alanda tercih yapacak adayların başarı sıralaması. Örneğin eşit ağırlık-2 alanından tercih yapacak bir adayın dahil olduğu yüzdelik dilim sıralamasında sözel-2 ve sayısal-2 tercih yapacak adaylar bulunmayacak. Öğrenci kendi alanı içerisindeki sıralamaya göre tercih yapacak. Burada öğrenci önceki yıllardaki sıralamalarla alınan puanlara, kendi sonuçları dışında okulunda, çevresinde benzer hedefleri olan, benzer performans ortaya koyanların puan ve sıralamasına bakarak daha temkinli bir tercih yapmak durumunda."



Seçtiğiniz bölüm yolunuzu açmalı

  • Öncelikle öğrenci ve velinin şunu bilmesi gerekiyor: ÖSS tercihleri okunmak istenen bölüm-şehir-üniversite göz önüne alınarak değil yapılmak istenen meslek düşünülerek yapılmalı.
  • ÖSS tercihi bölüm tercihi değil, meslek tercihidir. Örneğin fen-edebiyat fakültesini seçen bir öğrenci mezuniyetten sonra iktisadi idari bilimler alanında çalışamaz ve bu fakülte mezunlarının girdiği sınavlara giremez.
  • İdealinizdeki bölüm ya da üniversite yoktur, idealinizdeki meslek vardır. Seçeceğiniz bölümün idealinizdeki mesleğe gidişte bir engel olmaması ve olabildiğince yolunuzu açması esas olan.
  • Mezuniyetten sonra girilecek birtakım özel ve kamu sınavları olacağı gibi adaylardan birtakım nitelikleri de edinmiş olmaları beklenecek. Gençlerin kendini kariyer yolculuğunda nelerin beklediğini bilmesi ve hazırlıklı olması gerekiyor.
  • Tercih sürecinde öğrenci iki boyutlu bir araştırma yapmalı. Birincisi kendi ilgi ve yeteneklerini tanımaya dair olmalı. Ben hayatta ne yapmak istiyorum, hangi mesleği yapabilirim, altından kalkabilir miyim gibi bir sürü soruya somut cevaplar aramalı. İkinci araştırma ise yapmak istediği meslek veya mesleklere dair.


    Ölü tercih yapmayın

  • ÖSS sonuçlarında sadece öğrencilerin tercih yapabileceği puan türleri bulunacak. Kendilerini ilgilendirmeyen ya da yeterli sayıda soru veya test cevaplamadıkları alanların puanları hesaplanmayacak.
  • 2006 tercihleri için esas olan bilgiler, yayımlanacak olan 2006 Tercih Kılavuzu'ndaki bilgiler. Kılavuz dikkatle incelenmeli.
  • Tercih edilen bölüm ve üniversiteye dair özel koşullar mutlaka okunmalı.
  • Gitmeyi düşünmediğiniz bölümleri tercih etmeyin. Kayıt yaptırmasanız bile yerleştirildiğiniz bölümlerden dolayı ertesi yıl ağırlıklı ortaöğretim başarı puanınız yüzde 50 oranında düşecektir.
  • Tercih edeceğiniz bölümün yeni sistemde hangi puan türüne dahil olduğuna dikkat edin ve o türdeki puanınızı göz önüne alarak tercihinizi yapın.
  • Sadece istediğiniz bölümlerden oluşan tercih listenizi yüksek puanlı olandan düşük puana doğru sıralayın. Siz daha düşük puanlı bir bölümü istiyorsanız sadece onu üste yazmanız gerekir. Bu halde istemediğiniz yüksek puanlı bir yeri sırf puanınız yettiği için yazmanızın bir anlamı yok.
  • Ölü tercih yaparak tercih hakkınızı eksiltmeyin. Bir tercihi kendinden daha yüksek puanlı bir bölümün üzerine yazmak ölü tercih yapmak anlamına geliyor.
  • Ailenize ve çevrenize danışın.
    Ancak son karar sizin olsun.
  • Mutlaka bir uzmandan yardım alın. Değişen sistem nedeniyle bu yıl tercih hatalarının fazla olması beklenmektedir. Fakat uzmanın tercihlerinizi sizin için yapmasını beklemeyin. Uzmanın yanına ön hazırlık yaparak gerekli kontrolleri yaptırmak ve aklınıza takılanları sormak için gidin.
  • Seçtiğiniz üniversitenin vakıf veya devlet üniversitesi olmasına, burs durumuna dikkat edin.
  • Yeni açılan bölümlere önem verin ve iyi inceleyin.
  • Tercih listenizi teslim etmeden bir fotokopisini alın.
  •  

    Başar Akyelli, ekonomist olmak için girdiği üniversiteden bilgisayar mühendisi olarak çıktı. Onun şansı meslek seçimini üniversitede yapabilmesi. 22 yaşındaki Akyelli, 'Yanlış bölüm seçimi üniversite hayatını mutsuzluğa dönüştürüyor' diyor

    Yaklaşık 2 milyon gencin girdiği ÖSS geride kaldı. Sonuçlar önümüzdeki günlerde açıklanacak ve sıra üniversite tercihlerine gelecek. Gençler, hayatlarını şekillendirecek meslekleri seçecek. Doğru tercih yapmaksa ÖSS'den alınacak puan kadar önemli. Öğrenciler, tercih listesini hazırlarken çoğu zaman ailelerinin etkisiyle, önyargılarıyla karar veriyor, popüler mesleklere yöneliyor, kendi isteklerini göz ardı ediyor. Peki karar verirken nelere dikkat etmek gerekiyor, uzmanlar ne tavsiye ediyor, aileler çocuklarına nasıl destek olabilir? Bu yazı dizisi bu soruların yanıtlarını vermeyi amaçlıyor. Dizide üniversiteliler de deneyimlerini gençlerle paylaşarak ev ve yurt yaşamını, burs bulmanın yollarını anlatacak.

    Sabancı Üniversitesi'nin sayısal ağırlıklı puan türünde ilk 5 bine giren öğrenciler üzerinde yaptığı bir araştırma öğrencilerin yüzde 48'nin seçtiği üniversiteden, yüzde 30'ununsa bölümünden memnun olmadığını gösteriyor. Yüzde 78'e çıkan memnuyetsizlik oranı doğru tercih yapmanın önemini ortaya koyuyor. Ekonomi öğrenimi görmek için başladığı üniversiteden bilgisayar mühendisi olarak çıkan Başar Akyelli kendini şanslı görüyor. Derslere girdiğinde ekonominin kendisine uygun bir bölüm olmadığını anlayan Akyelli, mutsuz bir üniversite yaşamını seçmedi. Alanını değiştiren 22 yaşındaki Akyelli'nin yaşadıkları meslek seçiminde kararsızlar için örnek bir öykü...
    Akyelli, 2000 yılında Özel İzmir Amerikan Lisesi'nden mezun oldu. Lisede Türkçe-matematik bölümünde okuduğu için üniversite tercihlerini ona göre yaptı. Kendi deyişiyle 'içgüdüsel olarak' ekonomiye yatkın olduğunu düşünen Akyelli, "Ailem mühendis. Ama ben mühendisliği hiçbir zaman istemedim çünkü yatkın olduğumu düşünmedim. Lisede fen derslerinde başarısızdım ve mühendisliğin bu derslerden ibaret olduğunu düşünüyordum" diyor.

    'Bilinçli tercih yaptım'
    Akyelli, tercih listesine üniversitelerin ekonomi ve işletme bölümlerini yazdı. Sabancı Üniversitesi'ni kazanan Akyelli, meslek seçiminde yaptığı hatayı okulda anladı. Akyelli yaşadığı süreci şöyle anlatıyor: "Sabancı Üniversitesi'ni tercih ederken fakülteler tercih listesine yazılıyor. İlk iki yıl ortak dersler alındıktan sonra öğrenciler hangi bölümde okumak istediğini tercih ediyor. Ekonomi okurum diye Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi'ni tercih ettim. Birinci yıl tarih, fizik, kimya ve biyoloji gibi ortak dersler aldım. İkinci yıl okuyacağınız bölümü seçmiyorsunuz ama istediğiniz fakülteden yatkın olduğunuz dersleri alabiliyorsunuz. İkinci sene seçeceğim meslek olarak düşündüğüm ekonomiye giriş dersini ve ilgim olduğu için bilgisayara giriş dersini aldım. Sonra, ekonominin bana göre olmadığını, bilgisayarınsa istediğim şey olduğunu fark ettim. Üçüncü sınıfta bilgisayar mühendisliğini seçtim. Kendimi şanslı hissediyorum. Çevrem okumak istemediği bölümlerde boşuna vakit kaybetmiş ve bu bölümlerden mezun olmuş insanlarla dolu."
    Yaptığı hatadan dönen Akyelli, bilgisayar mühendisliğinden bu yıl mezun oldu. Gelecek ay mezun olmadan aldığı iş teklifini değerlendirerek bilgisayar mühendisi olarak çalışmaya başlayacak.

    'Karar puana göre veriliyor'
    Ancak Türkiye'deki sistem meslek seçimini üniversite yıllarında yapma imkânı tanımadığı için herkes Başar Akyelli kadar şanslı değil. Lise sonrasında istekleri ve idealleri doğrultusunda en doğru tercihi yapmaya çalışan gençler, 'şanslı azınlık' içinde yer alıyor.
    Akyelli gençlere şu tavsiyelerde bulunuyor: "Puanınız sizi nereye sokuyorsa ona göre karar veriyorsunuz. Bende ÖSYM kılavuzunu açıp puanıma göre tercih yapmıştım. Adayların seçtikleri yer üniversite değil bölüm olmalı. Yanlış bölüm seçimi üniversite hayatını mutsuzluğa dönüştürüyor."



    Bölümü değil okulu seçiyorlar
    Sabancı Üniversitesi 2000 yılında ÖSS'de sayısal puan türünde ilk 5 bin kişiye üniversite tercihlerini neye göre yaptıklarını belirlemek için bir araştırma yaptı. Araştırma okunmak istenen bölümün öncelikli olmadığını, üniversiteye göre tercih yapıldığını ortaya koydu. Araştırmanın bazı sonuçları şöyle:

    Tercih listesinde ilk sırada yer alan üniversitenin seçilmesindeki en önemli neden?

  • Seçtiğim dalda en iyi eğitimi veren üniversite olması yüzde 33.
  • Mezunlarının kolaylıkla iş bulabildiği bir üniversite olması yüzde 14.
  • Halen yaşadığım şehirde olması yüzde 13.
  • Popüler/prestijli ve isim yapmış bir üniversite olması yüzde 11.
  • Köklü ve eski bir üniversite olması yüzde 8.
  • Puanımın bu üniversiteye yeteceğini düşündüğümden yüzde 4.

    Değiştirme şansı olması durumunda kazandığınız üniversite ve anabilim dalında değişiklik yapmayı ister miydiniz?
  • Ne üniversitede, ne de anabilim dalında değişiklik yapmak istemezdim yüzde 46.
  • Başka bir üniversiteyi kazanmak isterdim ama, anabilim dalını değiştirmek istemezdim yüzde 23.
  • Başka bir anabilim dalında okumak isterdim ama, üniversitede değişiklik yapmak istemezdim yüzde 15.
  • Hem üniversitede, hem de anabilim dalında değişiklik yapmak isterdim yüzde 16.

    Kazandığınız üniversite ve anabilim dalından memnuniyetsizlik nedenleriniz?
  • Üniversite memnuniyetsizliği yüzde 48, bölüm memnuniyetsizliği yüzde 30.
  • İstediğim her türlü imkâna sahip olmaması yüzde 14.
  • İyi ve kaliteli bir eğitimin olmaması yüzde 10.
  • Kampüs ortamının kötü olması yüzde 8.
  • Sosyal aktivitelerin yetersiz olması yüzde 6.
  • Kayıt sırasında yaşanan problemler yüzde 4.


     

    'Saygınlık meslekte değil insanda'
    Öğrencilerin tercih yaparken düştüğü pek çok yanılgı var.
    Berk Dershanesi rehber öğretmeni Selim Duran, bazı hatalı düşünceleri örnek göstererek öğrencileri bu tarz hatalara karşı uyarıyor:
    Ülkemizde insanlar istedikleri mesleklere giremiyorlar: Maddi imkânsızlıklar buna bir gerekçe olabilirse de böyle bir durumun asıl sebebi insanların istemedikleri mesleklere girmesidir. Bilinçli tercihle herkes istediği mesleğe girebilir ve yapabilir.
    İnsanın toplumda saygı görmesi için saygın bir mesleğin üyesi olması gerekir: Saygınlık meslekte değil insandadır. Mesleğini iyi yapan herkes saygındır.
    Yaşam boyu sürdüreceğim mesleğimi seçme aşamasındayım: İnsanlar üniversitede illaki bir meslek edinmezler. Birey meslek seçimi konusunda net bir karara varmamışsa, meslek seçimini üniversiteden sonrasında da yapması mümkündür. Kişi karar vermişse bile bu karar üniversite eğitimi esnasında değişebilir.
    Üniversiteye bir girsem gerisi kolay: Üniversiteye 'kapağı atmak' ve bir şekilde mezun olmak bir mesleği garanti etmiyor. Bu bakış açısına sahip üniversiteliler, mezuniyet sonrası ciddi bocalama yaşıyor.
    İnsan ancak dört yıllık bir üniversite eğitimi görürse güvenceli ve saygın bir meslek edinebilir: Bazı gençler iki yıllık önlisans programlarını yüksek eğitim saymıyor, lisans eğitiminin kazanç ve iş bulma açısından daha avantajlı olduğunu düşünüyor. Oysa yalnız iki yıllık değil, dört yıllık yükseköğretim programlarını bitiren gençler de düzenli ve iyi bir gelir sağlayan bir iş bulmakta zorluk çekebiliyor. Kendini iyi yetiştirmiş bir tekniker sıradan bir mühendisten daha uzun süre işini koruyabilir ve ilerleyebilir.
    Önce iyi bir üniversiteye girmeli, hangi bölümü olduğu önemli değil: Öğretim kadrosu yetersiz bir bölümün hevesli, çalışkan bir öğrencisi, alanıyla ilgili yayınları izleyerek kendini yetiştirebilir, yüksek lisans eğitimini iyi bir bölüm ya da fakültede sürdürebilir.
    Buna karşın iyi bir üniversitenin vasat bir öğrencisi daha kötü bir kariyere mecbur olabilir.

  •  Ailesinin zoruyla öğretmenliği seçen Gamze pişman. Ya bölüm değişterecek ya ÖSS'ye tekrar girecek. Gençlere düşlerinden vazgeçmemelerini tavsiye ediyor

    'Annem öğretmenlik bayan için en iyi meslek. Bir an önce meslek sahibi olup hayata atılırsın dedi. Ben öğretmenlik kesinlikle istemiyordum. Şimdi ikinci sınıfa geçtim. İlk yıl alışmaya çalıştım. Memnun ya da memnun değilim ama bu bölümü bitirmek zorundayım.'
    Bu sözlerin sahibi 19 yaşındaki Gamze Karagaçtı, ailesinin isteklerine göre tercih yapmak zorunda kalan öğrencilerden biri. Gamze, diş hekimi ya da eczacı olmak isterken kimya öğretmenliği okuyor. Marmara Üniversitesi öğrencisi Gamze, gençleri uyarıyor: "Kendi tercihlerinde diretsinler. İnsan mesleğini sevmedikten sonra bütün hayatı işkence gibi geçer."

    'Okula alışamadım'
    Ortaokulda çok iyi bir öğrenci olan Gamze'nin hedefi fen lisesinde okumaktı. Bu olmayınca annesi onu öğretmen lisesine gitmesi için ikna etti. Lise dönemi istemediği bir okulda geçti.
    Üniversite sınavından sonra yaptığı meslek tercihinde de annesi etkili oldu.
    Gamze yaşadığı sıkıntıları şöyle anlatıyor: "Lisede öğretmen lisesini seçtim. Annem, 'Öğretmen olmak zorunda değilsin, sonra başa bir meslek de seçersin' dedi. Öğretmen okuluna alışamadım çünkü istemiyordum. İlk iki sene bocaladım. Sonra notlarımı düzeltmeye başladım. ÖSS'ye girdim, annem yine öğretmenlik yazmamı istiyordu. Öğretmen lisesi mezunlarına üniversitede de öğretmenlik yazınca ek puan veriliyordu. Bana, 'Ek puanın boşuna gitmesin, öğretmenlik bayan için en güzel meslek' diyorlardı. Tercih listemde öğretmenlikten başka bir şey yoktu. Diş hekimliği ya da eczacılık okumak istiyordum. Marmara Üniversitesi Kimya Öğretenliği'ne girdim."
    Gamze'nin ailesi kızlarını 'Türkiye'nin durumunun ne olacağı belli değil. Bir an önce meslek sahibi ol, ayaklarının üstünde dur' diyerek yönlendirdi. Ama bu yönlendirme Gamze'yi mutlu etmiş değil. Her gün kalkıp sevmediği bir işi yapmaktan korkan Gamze ya bölüm değiştirmek ya da ÖSS'ye yine girip şansını denemek istiyor.

    Kız kardeşine destek veriyor
    Devlet memurluğunun garanti gibi görüldüğünü ancak kimya öğretmenliğinin ataması bile olmadığını belirten Gamze, "Tekrar sınava girersem eczacılık yazardım. Ailem şimdi bu konuda destek veriyor çünkü kazanamazsam biliyorlar ki öğretmenlikte okuyorum. Aynı desteği bir önceki sene göstermediler" diye konuşuyor.
    Gamze'nin kız kardeşi de öğretmen lisesinde okuyor. Onun istediği mesleği seçebilmesi için elinden geleni yapacağını söyleyen Gamze, gençlere şu tavsiyelerde bulunuyor: "Öğrenciler kendi isteklerinde diretsinler. Ayrıca oturup şöyle bir düşünsünler. Tıp okumak istiyorlarsa kendilerini doktor olarak hayal etsinler. Acaba bu şekilde mutlu olur muyum diye düşünsünler. İnsan mesleğini sevmedikten sonra bütün hayatı işkence gibi geçer."

    Anne-babaların istekleri oluyor
    Çocuk Hakları Koalisyonu Koordinatörü Psikolog Doç. Dr. Serdar Değirmencioğlu, bundan 20 yıl önce ailesine psikoloji okumak istediğini söylediğinde anne-babası bu tercihi kabul etmemişti. O da ailesinin istediği mühendislikleri yazmış ama sınavda bilerek daha az soru yapıp psikolojiye girmiş.
    Değirmencioğlu kendinden verdiği bu örnekle öğrecilerin değişik şekilde anne-babaların istediğini yapmama yolunu bulduklarını, bunun için ailenin en baştan itibaren öğrenciye destek olması gerektiğini vurguluyor. Türkiye'de ailelerin isteklerinin olduğunu anlatan Değirmencioğlu, anne-babalara şu tavsiyelerde bulunuyor:

  • Önemli olan öğrencinin kendi kararını vermesi gerektiğini anne babanın benimsemesi. Gençlerin başkalarının kararlarıyla üniversiteye girmeleri doğru değil. Kararı olabildiğince öğrencinin vermesi gerekiyor. Aileler en iyi kendilerinin bildiğini düşünmekte ve gencin kendi kararlarını vermesini engellemekte. Ancak öğrenci istemediği yere gittiyse çok ciddi sıkıntı yaşıyor.
  • Türkiye'de temel sorun anne-babanın çocuğu dünyaya getirirken er ya da geç kendisinden ayrılacağı ve kendi kararlarını vereceği üzerine bir farkındalığa sahip olmaması. Aileler ne kadar hoşlanmıyor olsa da anne-babalığın gereği ve mutlu olabilmenin yolu, mutlaka çocuğun kendi kararını veriyor olmasına izin vermek. Bunu tartışarak, birbirini kırmadan yapabilirler. Ancak kendi isteklerini kabul ettirmeye çalışmak doğru değil.
  • Umay Aktaş a teşekkürler...

    Hit: 43415

    İlk Yorum Yapan Siz Olun!

    Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Yorum Yazabilir.
    Lütfen Yorumda Bulunmak İçin Kayıt Olunuz.

    Powered By CeBiRsel.com 1.4.2

     
    < Önceki   Sonraki >

    ÖSS Matematik

    Geometri
    Analitik Geometri
    Matematik 1
    Matematik 2
    ÖSS Hakkında
    Geometri Formülleri
    Videolu Konu Anlatımları
    Geometri Soru Çözümleri
    Matematik 2 Soru Çözümleri
    ÖSS 2009 Soru ve Cevapları
    Konularla ÖSS-ÖYS Soruları
    Ekstra Matematik
    ÖSS Çıkmış Sorular
    ÖSS Deneme Sınavları
    YGS ve LYS Bilgileri
    ÖSS 2009 Puan Hesaplama
    YGS ve LYS Puan Hesaplaması

    KPSS ve LES

    KPSS Çıkmış Sorular
    KPSS Geometri Konu Anlatımlı Videolar
    KPSS Matematik Konu Anlatımlı Videolar
    KPSS 2008 Sonuçları
    KPSS/1 Puan Hesaplama
    KPSS/2 Puan Hesaplama
    ALES Çıkmış Sorular
    ALES 2008 Sonuçları
    LES ten ALES e Puan
    ALES Puan Hesaplama
    Çıkmış KPDS Soruları

    Eğitim Bilimleri

    Matematik ve Toplum
    Gelişim ve Öğrenme
    Sınıf Yönetimi
    Kadki Ders Notları
    Meslek Seçim Testi

    Testler

    IQ Testi
    EQ Testi
    Aşk Testi
    Algı Testi
    ESP Testi
    Kişilik Testleri
    Duygusal Zeka
    Yalnızlık Testi
    Refleks Testi
    Karakter Testi
    Psikoloji Testi
    Renk Körlüğü Testi - 1
    Stres Düzeyi Ölçeği
    Meslek Seçim Testi
    Keltik Astrolojisi
    Dikkat Testi
    Parmak Hesabı - Dikkat Testi
    Mahkeme - Kişilik Testi

    Oyunlar

    Beceri
    Beceri - Blog
    Strateji - Zeka
    Strateji - Zeka - Blog
    Aslanlar ve Avcılar
    Uçaktan Kaçış
    Teraziler
    Satranç

    İstatistikler

    Üyeler: 94833
    İçerik: 2081
    Web Linkleri: 0

    Kimler Online

    Şuanda 14 misafir bağlı

    Giriş Formu






    Parolamı unuttum?
    Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

     

     


    CeBiRsEl.com sitesi istatistik amaçlı server logları dışında kişisel bilgilerinizi elde etmez veya barındırmaz. Ancak sitede mevcut bulunan reklam yayınları aracılığıyla, reklam verilerinin toplanması için cookie ve web beacon kullanılıyor olabilir. Bu tamamen sizin izninizle gerçekleşiyor olup, isteğiniz dahilinde internet tarayıcınızın ayarlarını değiştirerek bunu engellemeniz mümkündür.

    5846 sayılı kanunun 25. maddesinin ek 4. maddesine göre hakkı ihlal edilen öncelikle üç gün içinde ihlalin durdulmasını istemek zorundadır. Durdurulmadığı takdirde savcılığa başvurabilir. Eğer ihlal edilen bir durum söz konusu ise İletişim adresinden bize ulaşınız.